Advertisements
//
You're reading...
Uncategorized

HDP’yi 8 Haziran’da ne bekliyor?

cropped-me1.pngGeçen hafta “Seçim Piyangosu” başlıklı ilk yazımda bu seçimlerde çok kişiye seçim piyangosu çıkacağını yazmıştım. Şimdi o yazıda altını çizdiğim noktaları dikkate alarak listeleri bir değerlendirin lütfen! Haksız mıyım sizce?

Siyasi Partiler Yasası’nın verdiği imkânları kullanan liderler, halka dayattıkları listelere onay vermelerini isteyecek. Halk da “tıpış, tıpış” gidip bu partilere oy verecek, çünkü başka seçenekleri yok!

Gerçi bu sözlerin sahibi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun hakkını yememek lazım. Bu seçimde, önseçime giden tek lider o oldu. Bu arada, CHP’li Kürt siyasetçilerin önseçime girmek istemeyişi de CHP tabanının ulusalcı refleksinden duyulan kaygının göstergesi olarak kayıtlara geçti.

Ortadoğu’da Batı için en iyi müttefik olan Kürtlere karşı CHP tabanı da artık özeleştiriyle bakmalı. Nitekim, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin de “HDP’nin barajı aşmasından memnuniyet duyacaklarını” söyledi kısa bir süre önce.

Sandıktan ne çıkacağı belli olmaz. Türkiye’de 8 Haziran’da siyasette kördüğüm mü olacak yoksa yepyeni bir dönem mi başlayacak?

Son yıllarda Güney Kürdistan’ın Irak’ta oynadığı gibi Türkiye parlamentosunda da Kürtler “anahtar” rol oynayabilir. Buna Türkiye siyaseti ne kadar hazır acaba? Hazır değilse Türkiye için başka bir örnek var, o da Suriye’de Kürtler’in oynadığı “kilit” rol.

Türkiye toplumunun umudunu HDP’ye bağlaması da gösteriyor ki, HDP’den beklentiler büyük. Peki, HDP’nin öncelikleri neler? Daha doğrusu Kürtlerin öncelikleri ne olmalı? HDP bugün “Türkiye partisi” olarak sahneye çıktığına göre sorumlulukları büyük.

Siyaset dışı bırakılan tüm toplumsal dinamikleri parlamentoya taşıma misyonunu benimseyen HDP bunu başarabilecek mi? Başarsa bile, seçimden sonra ortaya çıkacak siyasi atmosferde, HDP bileşenleri birlikte hareket etmeyi nasıl başaracak?

Bunu sormamın nedeni açık aslında. HDP’ye bu kadar ilgi varken, HDP’den bu kadar beklenti varken parti yönetimi tüm bu beklentileri nasıl bir potada eritmeyi başaracak?

Bir yanda yüzyıllık Kürt Sorunu, yani Kürt halkının artık daha fazla ötelenemez talepleri, diğer yanda konjonktürel olarak HDP etrafında toplanmış AKP karşıtı kitlenin beklentileri. İçerisinde Türkiye solundan, Beyaz Türkler’e kadar geniş bir yelpaze olan yepyeni bir kitle…

Aslında HDP ve Kürt Hareketi’nin “Nevruz” veya “PeKaKa” ifadelerini kullanan bu yeni kitlenin yoğun ilgisine mazhar kalması pek de sürpriz değil. Türkiye’de Kürt inkârı ile zaten başka bir noktaya varmak mümkün değildi.

Bakın, “Bakur” isimli belgesele uygulanan sansür yüzünden İstanbul Kültür Sanat Vakfı Film Festivali tamamen iptal edildi.

HDP’nin baraja takıldığı bir ortamda parlamentonun nasıl bir ortamla karşılaşacağını da varın siz tahmin edin…

Ağrı’daki operasyon skandalını eline yüzüne bulaştıran AKP ve TSK ikilisinden ne kadar sağlıklı adımlar beklenebilir ki Kürtler’in dışlandığı bir siyasi ortamda?

Peki, barajı geçen bir HDP’yi neler bekliyor? Bunun için HDP bileşenlerine ve aday listelerine bakmak lazım. HDP sosyal medya hesaplarından açıklanan rakamlara göre HDP’nin gösterdiği Kürt aday sayısı 100, Türk aday sayısı da 100. Ne kadar ilginç değil mi?

Belli ki, HDP dışındaki diğer partilerin baraja takılma ihtimali göz önünde bulundurulmuş ve HDP’nin tek başına gireceği parlamentoda Kürt-Türk eşitliğinin sağlanması için büyük bir “hassasiyet” gösterilmiş! Bunun başka bir açıklaması olamaz sanırım!

AKP, CHP ve MHP milletvekili sayısını gözönüne alınca, yeni dönemde kaç HDP’li Kürt temsilci parlamentoya girecek acaba, merak etmemek elde değil. Bu nokta önemli, zira Kürt Sorunu’nun özü zaten Kürt kimliği ile hareket eden Kürt temsilcilerin sistem dışı bırakılması. Bu adaletsizliğin bir an önce giderilmesi çözüm süreci için bir zaruret.

Bu durumda insan merak etmiyor değil, neden daha fazla Kürt isme yer verilmedi? Şimdi bazıları diyebilir ki, “150 de Alevi aday gösterdik, onlar arasında da Kürtler var.”

Bu kadar Alevi’nin aday olması elbette sevindirici, Ermeni, Süryani ve Roman da adaylar. HDP doğru olanı yapmış ve TC’nin tarihsel bir ayıbını ortadan kaldırmak istemiş. Alkışlanacak bir tutum gerçekten. Kadın kotasında da HDP örnek bir tavır gösterdi. Bu konularda HDP’yi eleştirecek kimse çıkmaz herhalde.

Ama parlamentoya yansıyacak Kürt temsili konusu gözardı edilemez. Her ne kadar AKP ve CHP’de Kürt adaylar olsa da, onları farklı değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Kastettiğim, Kürt halkının siyasal iradesinin yansıması…

Kürt temsiliyetinin önemine özel vurgu yapmama “milliyetçi” refleks şeklinde eleştiriler yöneltenler çıkabilir. Onlara da zaten tedavi olmaları dışında bir tavsiyem olamaz.

Adayların etnik kökenlerine dair kategoriyi açıklayan zaten HDP’nin kendisi. Şimdi bu hesapla bakarsak, parlamentoya girme ihtimali bulunan dört partiden gösterilen 2200 adaydan yalnızca 100 aday kendisini Kürt kimliği ile ifade ediyor. Yüzde kaça tekabül ediyor, siz hesap edin artık. Bunların hepsi birden seçilme şansına sahip olmadığına, ortaya çıkacak tablo ne derecede tatmin edici olabilir tahmin etmek zor değil.

Altan Tan’ın son anda listeye girebilmesi, Leyla Zana’nın ancak Ağrı listesinde kendisine yer bulabilmesi, Hatip Dicle’nin adaylık teklifini geri çevirmesi, Günay Aslan’ın liste dışı bırakılması gibi konular şimdilik 8 Haziran’dan sonraya ertelenmiş tartışmalar.

Özellikle, tüm partilerin medya mensuplarına kapısını bu kadar açtığı bir dönemde, Günay Aslan’ın adaylığının geri çevrilmesi sosyal medyada en çok konuşulan konuların başında geliyordu. Aday olabilen basın emekçileri de yalnızca kadın kotasından girebildiler ancak…

Görünen o ki, HDP bu seçimlerde tüm farklılıkları kucaklayan bir şemsiye olmanın semeresini görecek ve geniş kesimlerin desteğini alacak. Ancak bu kadar geniş kesimlere yer verirken, Kürt listesinin zayıf kalması seçimden sonra HDP yönetiminin başını epey ağrıtabilir.

Advertisements

About Ergulen Toprak

I am a reporter based in New York. I cover stories for Turkish and Kurdish media. My articles are mostly about the Kurdish and Turkish societies in the U.S. Most of them are feature stories, interviews and opinions that related the Kurdish issue and Turkish politics. My articles are being published in different languages, Turkish, Kurdish and English. https://myreportsny.wordpress.com/ Gazeteciliğe 2000 yılında başladım. Ankara ve İstanbul'da uzun yıllar çalıştım, Diyarbakır, Erbil'de de zaman zaman bulundum. Avrupa'da da çok sayıda konferans ve gezilere katıldım. 2011 yılından beridir New York'tayım. Daha çok siyaset ağırlıklı yazıyorum. Haberlerim üç dilde, Kürtçe, Türkçe ve İngilizce olarak yayinlaniyor. Bazı haberlerimi buradan takip edebilirsiniz. https://myreportsny.com/

Discussion

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Advertisements

Archives

Blog Stats

  • 495,087 hits

Follow MyReports on WordPress.com

Ergulen Toprak

myreportsny@gmail.com

Follow me on Twitter

Instagram

With dear friends War in Kerkuk! 
Kerkuk’te bombardiman ve ezan sesleri birbirine karismis durumda. Hala Hasdi Shabi terorune destek verenler utansin!!! #breakingnews #war #kirkuk Komsu / Neighbor #halloween 🙀

MyReports on Twitter

%d bloggers like this: