Advertisements
//
You're reading...
Columns, headlines, Kurdish, kurds, Politics

Demirtaş öncesi Kürt siyaseti

me

HDP’nin yükselişi hakkında yazmak son zamanların en popüler konusu. HDP’nin barajı aşma ihtimali dikkate alındığında seçimden sonra bu konuda sayısız yazı dizileri, belgeseller ve kitaplara şimdiden hazır olmak lazım. Demirtaş’ın popülerliği ve barajı aşması üzerine de muhtemelen “Demirtaş’ın Doğuşu” başlıklı kitap çalışmaları başlamıştır bile.

Hiç kuşkusuz, Demirtaş’ın kitle nezdinde etkisi çok büyük ama zaman zaman öyle değerlendirmeler yapılıyor ki, Demirtaş’ı Kürt Hareketi’nin önüne koyma çabaları Demirtaş’ı bile rahatsız edecek düzeye varıyor.

Demirtaş da yapılan değerlendirmelerden kaygı duyuyor olmalı ki, abartılı değerlendirmelerin önünü kesmek için önceki gün Habertürk kanalında “HDP’li değil de sadece avukat kimliğimle seçime girseydim yüzde 9,8 değil, 98 oy bile alamazdım” demek zorunda kaldı.

demirtas

Kürt Hareketi’ni bilenler, Demirtaş’ın aslında kendisine yönelebilecek eleştirilerin önünü kesmek için de bu açıklamayı yapmak zorunda kaldığını bilirler. Demirtaş haksız sayılmaz, çünkü HDP her ne kadar sol tabanda büyük ilgi görse de asıl yük hala Kürt toplumunun omuzlarında.

Kürt siyasetinin bugününü anlamak için yakın geçmişe bir göz atmakta yarar var. Özellikle, son zamanlarda HDP’nin yarattığı rüzgârdan etkilenen yeni kitlenin önemli bir kısmı, Kürt siyasetinin son yıllarda yaşadığı deneyimler ve kırılmalardan bihaber olunca, HDP’nin kuruluşunu veya DTP’nin parlamentoya geçtiği tarihi milat olarak alma yanılgısına kapılıyorlar.

Her ne kadar bu iki tarih önemli birer referans olsa da, Kürt siyasetinde asıl milat olarak belirlenecek tarih 1990’lı yılların başlarına gider. Kimileri bu tarihi daha gerilere de götürebilir, ama kuşkusuz 1990’lı yıllar hem legal Kürt Hareketi’nin doğuşu hem de en sancılı dönemiydi.

muratbozlakHEP’in kuruluşu ve DEP’in kısa süreli parlamento deneyimi, 2 Mart 1994 darbesi ile sonlanınca Kürt legal hareketi uzun yıllar etkisiz kaldı. DEP milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak’ın hapse atılması, diğer milletvekillerinin sürgüne gitmek zorunda bırakılması, Mehmet Sincar’ın sokak ortasında katledilmesi, sonrasında kurulan HADEP Kongresi’ndeki bayrak provokasyonu, HADEP eski Genel Başkanı rahmetli Murat Bozlak’a silahlı saldırı, HADEP yöneticilerinin faili meçhuller sonucu öldürülmesi, tutuklanması ve sürgüne mecbur bırakılmaları, 90’lı yılların kayıp ve zor yılları olarak hafızalara kazındı. Kısa bir süre önce aramızdan ayrılan Murat Bozlak’ın cenaze töreninde “Zor yılların başkanı” olarak anılmasının nedeni de derin devlet eliyle yaratılan bu tabloya gösterdiği büyük dirençti.

HDP geleneği partileri neredeyse her seçimde bir veya birden fazla sol ve sosyalist parti ile seçim ittifakı denedi, ancak son 24 yılda 1991’de SHP ile yapılan ittifak dışında çok da etkili bir sonuç alınamayınca 2007 yılında bağımsız adaylarla seçime girme yöntemi benimsendi.

Geçmişte, 1991’de Erdal İnönü’nün ve daha sonra 2002 yılında Murat Karayalçın’ın liderliğindeki SHP dışında, zaman zaman Mesut Yılmaz döneminde ANAP, Erbakan döneminde Recai Kutan liderliğindeki Saadet Partisi, İsmail Cem liderliğindeki Yeni Türkiye Partisi (YTP) ile birçok seçimde ittifaklar için görüşmeler kurulduysa da sonuç alınamadı. Kürt Hareketi’nin doğal müttefikleri yüzde 1’in altındaki sosyalist partiler olunca antidemokratik yüzde 10 barajını aşmak mümkün olmadı.

Kürt Hareketi, 1999 ve 2004’te belediyelerde kazandığı başarı ile kurumsallaşma yönünde önemli bir deneyim kazanınca, nihayeti 2007’de bağımsız adaylarla girilen seçimde parlamento grubu kurmayı başarabildi.

2007 yılında DTP’nin parlamentoya girmesi bir başlangıç olduğu kadar, büyük bir politik sürecin ardından elde edilen bir neticeydi de.

baydemiro.hmedium

Peki, bağımsız adayların gösterilmesi sürecine nasıl gelindi? Bana göre Kürt hareketinin tarihinin en büyük kırılmalardan biri olan 2004 yılındaki iç çekişmeler bu süreci doğuran temel faktördü.

Yaşanan kırılma o kadar şiddetliydi ki, etkileri ve sonuçlar hala yer yer devam ediyor. Kırılmanın görüntüdeki nedeni yerel seçimlerde Diyarbakır’da kimin aday olacağıydı. Baydemir, Fırat Anlı ve o dönemki Belediye Başkanı Feridun Çelik’in isimleri Kürt Hareketi’nde hiç hesapta olmayan bir krize yol açmıştı.

Sonuçta anlaşmazlık çözülse de neden olduğu sonuçların önüne geçilemedi. İmralı’daki görüşme notlarına sansür uygulandığı ortaya çıkan Öcalan duruma müdahale etmesine rağmen, Kandil’de patlak veren gerilim çok sayıda üst düzey yöneticinin PKK’den ayrılmasına yol açtı. Neticede süreç, PKK’nin, Öcalan’ın 1999’da yakalandıktan sonra başlattığı süresiz ateşkesi 2004’te bitirmesine kadar gitti.

dep

DEP eski milletvekilleri Hatip Dicle, Leyla Zana, Selim Sadak ve Orhan Doğan’ın 10 yıllık hapisten sonra serbest bırakılması ve AKP’nin ilk döneminde hızlanan AB süreci nedeniyle ateşkes altı aylığına geçici olarak uzatıldı. Ardından, DEP’lilerin öncülüğündeki Kürt siyasetinin hızla yeniden örgütlenmesi çalışması başlatıldı. Ancak ne var ki, 2004’teki kırılma etkileri beklenenden fazla olduğu için aslında DEP eski milletvekillerinin serbest bırakılması ile Kürt siyasetinde başlayan iyimser hava bir anda ateşkes sürecinin de bozulması ile yerini karamsar bir havaya bıraktı.

Normal şartlarda DEP’lilerin öncülüğünde başlaması gereken yeniden yapılanma süreci, AB süreci, ateşkesin bozulması, Kürt Hareketi’ndeki kırılmanın büyüklüğü nedeniyle bambaşka bir hal almıştı.

Kürt Hareketi yaşadığı sarsıntıyı atlatmak için Demokratik Toplum Hareketi (DTH) ile çıktığı yolda, Demokratik Toplum Partisi’ni kurmuş ve Demokratik Toplum Kongresi ile siyasi parti olmanın ötesine geçmişti. Sonradan Halkların Demokratik Kongresi / Partisi (HDP) olarak ortaya çıkacak modelin de esin kaynağı olan DTK, bu şekilde kurulmuştu.

Ancak DEP’liler kendi başlattıkları bir süreçten bir anda geri çekilmek zorunda bırakılınca, DTH sürecini çoğu 20 yıl cezaevinde yattıktan sonra tahliye olan eski PKK’li hükümlüler tarafından kuruldu. Bunlardan en önemlisi hiç kuşkusuz sonradan Avrupa’ya gitmek zorunda kalan Sabri Ok’un varlığıydı.

Kürt Hareketi’nin 2004’te karışması, DEHAP ve DEP’lilerin pasifize edilmesi, Sabri Ok’un 2006 yılında yurtdışına çıkmak zorunda kalması, Ok’la birlikte DTH çalışması yapan üç genç yöneticiyi DTP’de kilit konuma getirdi. Bunlardan biri Selahattin Demirtaş’ın kardeşi Nurettin Demirtaş, diğeri halen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanlığı yapan Kamuran Yüksek ve daha sonra trafik kazasında yaşamını yitiren Cihan Deniz’di.

ahmetturk-ayseltugluk

Öcalan’ın avukatı Aysel Tuğluk ve DEP eski milletvekili Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un Eşbaşkanlığında 2005’te kurulan DTP, 2006 yılında, o dönem medyaya hiç yansımayan bir şekilde Öcalan’ı ikna ederek PKK’ye ateşkes ilan ettirdi.

Bugün artık sıradan bir vaka olan İmralı’ya gidip gelmeler aslında ilk olarak 2006’da, üstelik Öcalan’a tecridin kaldırılması için haftalardır süren açlık grevlerinin sürdüğü bir ortamda başlamış ancak medyaya yansıtılmamıştı. Öcalan’ın notuyla DTP Genel Merkezi’ne ulaşan ateşkes çağrısı, 2004’teki büyük kırılmadan sonra ilk kez DTP döneminde Kürt siyasetinin Kandil üzerinde etkili olmaya başladığının göstergesiydi.

2004’te Kandil’de ve legal kurumlarda yaşanan kırılma ve notlarının sansürlendiğini sonradan fark eden Öcalan için DTP çok özel bir anlam ifade ediyordu. DTP yönetimi de bu sayede bağımsız adaylarla Meclis’e girmeyi Öcalan’a kabul ettirmeyi başardı. Bunda, bağımsız adaylarla seçime girme stratejisinde ısrar eden Ahmet Türk’ün payı büyüktü.

demirtas (1)

DTP’nin 2007’de kongreye giderken, bugün Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı olan dönemin Yenişehir Belediye Başkanı Fırat Anlı, Eş Genel Başkanlık teklifini kabul etmemek için kongreye günler kala bir anda ortadan kaybolmuş, yerine son dakikada Nurettin Demirtaş Eş Genel Başkan aday olmuştu. Demirtaş daha sonra askerlik sorunu nedeniyle tutuklanınca Ahmet Türk ve Emine Ayna DTP Eş Genel Başkanı olarak seçildi. Ancak bir süre sonra DTP’nin kapatılması ile Ahmet Türk’e 2009 yılında siyasi yasak getirildi ve ardından 2010 yılında kongreye giden BDP’nin Eş Genel Başkanlığına Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak seçildi.

hdp (2)

Demirtaş’ın başında bulunduğu BDP, Öcalan’ın çağrısıyla kurulun HDP’ye katılmasına rağmen Demirtaş’ın Eşbaşkanlığı’na sıcak bakılmamıştı. Gezi sürecindeki performansı ve Erdoğan’a yönelik sert muhalefeti sol çevrelerden Demirtaş’a olan ilgiyi arttırınca, Demirtaş önce HDP Eşbaşkanlığına seçildi, ardından da Cumhurbaşkanı adayı olarak partisinin oylarında önemli bir artış sağladı.

Demirtaş’ın geniş kesimler üzerindeki popülaritesi HDP’nin barajı aşmasını sağlarsa, Demirtaş Kürt siyasetinde yerini daha da sağlamlaştırabilir. Ancak böyle bir başarı bile, yeni HDP’lilerin, yukarda özetlediğim Kürt siyasetinin geçmişini bir kenara koymasını, bu siyasi geleneği sürdürmek için hayatlarını ortaya koyanların emeklerini yok saymasını ve bugün adaylık için HDP’nin kapısını aşındıranların bile Kürt kurumlarının sokağından geçmeye cesaret edemediği zor yılları görmezden gelmesini haklı gösteremez. (Rûdaw)

http://rudaw.net/turkish/opinion/24042015

Advertisements

About Ergulen Toprak

I am a reporter based in New York. I cover stories for Turkish and Kurdish media. My articles are mostly about the Kurdish and Turkish societies in the U.S. Most of them are feature stories, interviews and opinions that related the Kurdish issue and Turkish politics. My articles are being published in different languages, Turkish, Kurdish and English. https://myreportsny.wordpress.com/ Gazeteciliğe 2000 yılında başladım. Ankara ve İstanbul'da uzun yıllar çalıştım, Diyarbakır, Erbil'de de zaman zaman bulundum. Avrupa'da da çok sayıda konferans ve gezilere katıldım. 2011 yılından beridir New York'tayım. Daha çok siyaset ağırlıklı yazıyorum. Haberlerim üç dilde, Kürtçe, Türkçe ve İngilizce olarak yayinlaniyor. Bazı haberlerimi buradan takip edebilirsiniz. https://myreportsny.com/

Discussion

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Advertisements

Archives

Blog Stats

  • 495,087 hits

Follow MyReports on WordPress.com

Ergulen Toprak

myreportsny@gmail.com

Follow me on Twitter

Instagram

With dear friends War in Kerkuk! 
Kerkuk’te bombardiman ve ezan sesleri birbirine karismis durumda. Hala Hasdi Shabi terorune destek verenler utansin!!! #breakingnews #war #kirkuk Komsu / Neighbor #halloween 🙀

MyReports on Twitter

%d bloggers like this: